TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, Gaziantep Üniversitesi Akademik Yıl Açılış Töreni’ne katıldı.
Burada konuşan Kurtulmuş, devlet aklı ile millet vicdanının bir araya gelerek “Terörsüz Türkiye” sürecinin başlatıldığını vurguladı. 50 yıldır süren terörün Türkiye’ye 2 trilyon dolar maliyet çıkardığını belirten Kurtulmuş, “Birçok siyasi lider bu konuda gayret sarf etti ama bir türlü başaramadılar. Çünkü içerden ve dışardan bu meselenin bitmesini istemediler. Başta FETÖ olmak üzere birçok çevrenin o süreci baltaladıkları sonradan ortaya çıkmıştır” dedi.
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin çabalarının son süreçte önemli olduğunu belirten Kurtulmuş, “Emekleri geçen herkese teşekkür ediyorum. Bugün bu adımların atılmasının en önemli nedenlerinden biri bugün toplumsal bir iklim oluşmuştur. Herkes artık bu işi bitirelim diyor. Bu sefer bir sürü olumlu katkı sayesinde devlet aklı toplum vicdanı bir araya gelmiştir” ifadelerine yer verdi.
‘İÇ KALEYİ GÜÇ KILMALIYIZ’
İsrail’in bölgedeki her halka saldırdığını belirten Kurtulmuş, “Çevremizdeki gelişmeler artık Türkiye’nin kendi içerisindeki meselelerle uğraşmasına müsaade edemez. Özellikle bu bölgedeki gelişmeler İsrail’in bütün bölgeyi tehdit eden bir tavır içine girmesi Türkiye’nin içindeki meselelerini çözmesini zorunlu kılmıştır. İç kaleyi güçlü kılmalıyız. İşi kolay zannediyoruz. İsrail bölgedeki her halka karşı saldırı yapıyor. Her ülkeyi vuruyorlar. İsrail bölgeyi istikrarsızlaştırmak istiyor. Türkiye’de istikrardan yana ve buna müsaade etmiyor” dedi.
‘YENİ BİR KAPI AÇILMIŞTIR’
Kurtulmuş, “Bu sürecin ilki terörsüz Türkiye sürecidir. Bu süreçteki başarının arkasındaki unsur sürecin başarılı yönetilmesidir. Bütün partilerin katılımıyla kurulan komisyon çok olumlu katkılar sundu. 21 toplantı yaptık, her kesimin görüşlerini dinledik, sürece büyük katkısı oldu. 50 milletvekilinin 47’sinin oyu ile rapor kabul edildi. Bu komisyonda görev yapan herkese teşekkür ediyorum. İkinci adımı ise çıkartılan yasadır. Bu yasada ciddi bir şekilde hazırlandı. Rekor oyla kabul edildi. Sürecin önü açılmıştır. Bundan sonra bu gelinen mesafenin gereğini yerine getirilmesidir. Önümüze yeni bir kapı açılmıştır. Bu kapı kardeşliğin kalkınmanın kapısıdır. Bu yolda sonuna kadar yürüyeceğiz. Önümüzde riskler var. Özellikle provokasyonlara açık bir süreçtir. Gençlerin dikkat etmesi gerekiyor. Kullandığımız dil ve üslup önemlidir. Ayırımcı bir dil istemiyoruz. Ortak değerlerimizi çoğaltmalıyız” dedi.
‘BAŞARI İÇİN ÜÇ ADIM VAR’
Önlerinde başarı için üç adım olduğunun altını çizen Kurtulmuş, “Birincisi silahlar geride bırakılmalı ortadan kaldırılmalıdır. Silahların tamamen susması ve Türkiye’nin gündeminden tamamen çıkmasıdır. İkincisi Türkiye’de hukukun üstünlüğünün bütün alanlarda yayılması ve güçlenmesidir. Üçüncüsü ise bölgenin ekonomik ve kalkınma bakımından da atılacak adımlarla güçlenmesidir. Zenginlik ve refah tüm bölgeye yayılacak” ifadelerine yer verdi.
‘SAVAŞ BARONLARI KAYBEDECEK’
Kurtulmuş, “Gaziantep’in Halep’ten Şam’dan çok farkı yok. Özelliklerimiz aynı. Kültür ve adetleri neredeyse aynıdır. Biz coğrafyada şehirler üzerinden oluşturacağız bu sinerjiyle zenginlik oluşacak. Kalkınma yolu projesi Türkiye, Irak başta olmak üzere bütün bölgeyi kalkındıracaktır. Bu yol yeni İpek Yolu’nun bir kolu olarak ortaya çıkacaktır. Yerel olarak muazzam bir ekonomik büyüme sağlayacak. Terörün bitmesiyle savaş baronları kaybedecek. Barış ekonomisi ortaya çıkacak ve bütün dünyaya örnek olacak. Devletler arasındaki ilişkiler halklar arasındaki ilişkilerdir. Beşeri temas arttıkça işbirliği artar. Bunun örneği Gaziantep’tir. Özellikle Suriyelilere yaptıkları fedakarlıklar ortadadır. Bu kente teşekkür ediyorum. Avrupa’ya 3 bin yabancı göçmen geldiği zaman Avrupalı yöneticilerin ayakları titriyordu. Nasıl çelme taktıklarını hatırlıyoruz. Suriye’ye gidenler artık Türkçe konuşuyor. Gabar’dan günlük 83 bin varil petrol çıkartılıyor. Eskiden askerler hariç kimse gidemiyordu. Allaha şükürler olsun. Cudi dağındaki törenleri daha da büyüteceğiz” ifadelerini kullandı.
Konuşmasının sonunda Kurtulmuş, artık annelerin ağlamayacağını ve “Türkiye bölünecek mi” tehdidinin ortadan kalkacağını vurguladı.